
Bülbül
Bülbül
Hiç mi gülmez dünya sana her seher ahu zardasın?
Ezelden efkar yüklüsün devamlı mı zarardasın,
Gaflet darbesi inletir,lakin eski karardasın,
Uyur canandan olursun,uyandıkça figandasın.
Gözyaşın kan,nakışın gül,yok mu tezgahında ayar,
Aleme renk renk açılır,sana kasıtlı mı ağyar,
Matemin cihanı tutar,öyle hazin velvelen var,
Gülşende mekan tutarsın,baharında hazan ağlar,
Aşk yüzünden perişansın maşukunda yok mu vefa?
Nasıl bir feryada düştün sinende kor elde sefa,
Yine ben anlarım seni düşmana zül,dosta cefa,
Senin ömrün güle cilve,bana yasalar bivefa.
Ben mi bilmem inlemeyi,sen her dem karamsarsın?
Figan arşı kuşatır,cihanı yasa boğarsın
Sana gam yükleyen gülün bırak goncası sararsın,
Canan üzmez canı bunca,yoksa sen mi riyakarsın.
Gör değişen hayatımı gözyaşım sineme akar,
Alemin dışı gülistan içi felekleri yakar,
Lal olmuş konuşmaz dilim gözüm alil alil bakar,
Dünya şaşkının cenneti bana mezbelik kokar.
Mecnun'u çöllerde bulan,terk edilmiş,Leyla mısın?
Sanırlar güle aşıksın,sen nakkaşa sevdalısın,
Mecnun Mevlasını buldu sen de karar kılmalısın,
Alemi hara düşürdün içten içe yanmalısın.
Kanadın uçmak için hürrriyetin sana tutsak,
Beğen yer senin gök senin bize hep karanlık afak,
Beni benden soyan oldu şu perişan halime bak,
Sen bırak ferdyadı bülbül yerindedir biz ağlasak.
Ahmet Günbay Yıldız